Yaşamda tesadüf ve dert diye bir şey yoktur. Burada olmanız tesadüf değildir, başınıza gelen dertler de yaydığınız enerji yansımalarıdır. Yaşamda sadece kilitli kapılar vardır. O kilitlerin anahtarlarını burada bulacaksınız. Spiritüel, reel, davranışlar, çevre, nlp, kuantum ve koçluk yaklaşımı içerikli birçok yazı ile elde edeceğiniz anahtarları; yaşamdaki kilitli kapıları açmak için kullanacaksınız.
Öncelikle nasıl yaşamak istediğinize kendiniz karar vereceksiniz. gerçek benliğinize inanırsanız, tüm güç sizinle olacaktır. Çoğu insan bunun farkında bile değildir. Hepimiz mükemmel ve sonsuz güçle donatıldık. Tek ihtiyacımız olan kilidi açacak olan anahtar...
Her zaman yaşamlarınızı başkaları yönetiyor, siz de bunun seyircisi oluyorsunuz. Hayatınızın merkezine aldığınız iş, eş, aile, arkadaşlarınız mutluluk kaynağınız oluyor. Kulağa ne hoş geliyor değil mi? İşim hayatımın merkezi, çocuklarım hayatımın merkezi, eşim, sevgilim hayatımın merkezi... Bu kulağınıza hoş gelse de doğru bir şey yaptığınızı düşünseniz de yaşamınıza yabancı olduğunuz aklınıza bile gelmez. Merkezdeki konu kötü gitmeye başladığı an mutsuzluk ve yıkım kaçınılmaz olur. Bunun yanı sıra merkeze aldığınız her şey sizi muhtaç ve bağımlı hale getirecektir. Bu durumda düşünme biçiminiz tamamen dışarı endekslenmiş durumdadır. Aracı başkası idare ediyor ve sizin bu konuda hiçbir iradeniz bulunmuyor. Artık zamanı geldi. Sürücü koltuğuna geçmeli, iradeyi ele almalısınız.
Merkeze kendinizi aldığınızda hem siz mutlu olacak hem de çevrenizdekileri enerjinizle mutlu edeceksiniz. Kimsenin sizden beklentilerine ve taleplerine göre bir yaşam sürmek zorunda değilsiniz. İşini merkeze alan işinde başarılı olmaz, eşini merkeze alan sağlıklı bir ilişki yürütemez, çocuklarını merkeze alan da sağlıklı bir anne baba olamaz. Dengeli, sağlıklı, keyifli, yerinde, dolu, enerjik ve mutlu bir yaşam için önce merkez değişikliği gerekir. Sonrasında diğer konulara tam odak sağlayabilir, sağlıklı ilişkiler kurabilirsiniz. Sadece bunu keşfeden yaşamını değiştirmeye başlamıştır bile...
Kendini merkeze alan, öz saygısını kazanmaya başlar. Enerjisi, yüzünün rengi, çevreyle olan ilişkileri değişir. Kısaca hayat yolunu mutluluk yoluna dönüştürme değişimini başlatmış olur. Bu yüzden kendinizi için yaptığınız her şeyi; içinde bulunduğunuz ana değer ve anlam yükleyerek yapın. Diş fırçalarken sağlıklı dişleriniz ve çiğneyebilme gibi bir yeteneğiniz olduğu için şükredin. Duş alırken kendinizi severek yapın, suyun akışıyla rahatlamayı tüm bedeninizde hissedin ve tüm negatif yüklemlerinizin aktığını düşünün. Krem sürerken teninizin güzelliği için şükredin, o anın tadını çıkarın, keyif alarak, kendinizi severek yapın, size özel, kendiniz için kıymetli bir an olduğunu düşünün. Su içerken, yemek yerken sağlıklı bir bedeniniz olduğu, tat alma duyunuz olduğu için şükredin. Kitap okurken, internette gezinirken, sevdiğiniz bir yazıyı okurken anınızı daha keyifli hale getirin, bunları kendinize ödül haline getirin. Mutlaka okuyun... Okumak kendinizi daha çok keşfetmenize olanak sağlarken, kendinizle en baş başa kaldığınız andır. Kısacası kendiniz için yaptığınız; ama farkında olmadığınız anların farkındalığını arttırın, ana değer ve anlam yükleyerek yapın, severek yapın, kendiniz için, kendinizi severek... Yaşadığınız anın, yaptığınız birçok şeyin sizin için bir anlamı yoksa inanın bir başkası için hiç bir anlam taşımaz. Sizin değer vermediğiniz kendinize bir başkasının değer vermesini bekleyemezsiniz. Sevilmek istiyorsanız önce kendinizi sevin, değer görmek istiyorsanız önce kendinize değer verin. Siz kendi merkezinizde olursanız, başkaları size de yaptıklarınıza da daha çok değer verecektir.
Bunların hepsi sadece bir seçimden ibaret. Sihir, formül, sır ve olağanüstü bir olay değil. Sadece yeni görev ve yer değişikliği ile tüm kontrol ve mutluluk elinizde.
Karar ve seçim doğrudan yana, anahtarlar sizinle olsun...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder